NurPlast
02.01.2014 | A+ | A-

Kalem-Der'in paneli büyük ilgi gördü

Kalem-Der'in paneli büyük ilgi gördü
Kalem-Der'in paneli büyük ilgi gördü

 Gaziantep’te Kalem-der’in Organizesiyle düzenlenen “Kürt Edebiyatında Kurucu Şahsiyetler: Ehmedê Xanî, Melaye Cıziri ve Feqiya Teyran” konulu panelde; bu nadide şahsiyetlerin hayatları, felsefi ve tasavvufi görüşleri anlatıldı. Şehitkamil Belediyesi Konferans Salonundaki panele katılım oldukça yüksekti.

Panelin Moderatörlüğünü yürüten “Ortak Zemin” Dergisinin yayın kurulu danışmanı da olan Araştırmacı-Yazar Selami YÜKSEL’ böyle bir organizasyonun Gaziantep’te bir ilk olması münasebetiyle çok önemli olduğu ve takdire şayan olduğunu ifade etti.

Mardin Artuklu Üniversitesinden Doç.Dr. Abdurrahman ADAK, Yrd.Doç.Dr. Hayrullah ACAR ve Yrd.Doç.Dr. M.Nesim DORU’nun Konuşmacı olarak katıldığı panele ilginin bir hayli fazla olması panelistleri de şaşırttı. M.Nesim DORU karşılaştığı kitlenin kendisini şaşırttığını ve böyle bir kalabalığı beklemediğini ifade etti.

Melayê Cizîrî’nin hayatını anlatan M.Nesim DORU, Mela’nın Diwan’ına Kürt edebiyatında bir “şaheser” vurgusu yaptı. Ve yine Mela’nın kendi kültürüne sahip çıkışının en veciz ifadelerinden olan “Feyza mê bi qasî Nîlê ye, le bele em Dîcle u Firat’in.” Anlamı: “Feyzimiz Nil kadardır, lakin biz Dicle ve Fırat’ız.” sözünü kullandığını ifade etti. Ayrıca Doru, Mela’nın türbesinin yine kendi medresesi de olan Cizre’deki “Medreseya Sor”da ziyaretçilerini beklediğini de belirtti.

Feqîyê Teyran’dan bahseden Hayrullah ACAR’da Feqî’nin en önemli özelliği olarak “öğrenen, öğrenci” manasına gelen “FEQΔ mahlasını hiçbir zaman terk etmediğini belirtti.  “TEYRAN“ sıfatının da halk arasında şöhret bulan ‘kuşların diline vukufiyeti’ ve kuşlarla hasbihal etmesi anlamında kendisine verildiğini ifade etti. Ayrıca Hayrullah Acar, Feqîyê Teyran’ın Melayê Cizîrî ile aynı dönemde yaşadıklarından da bahsederek sonraki nesilleri birçok yönden etkileyen önemli şahsiyetler olduğunu ifade etti.

Ehmedê Xanî’nin hayatından damlalar nakleden Abdurrahman ADAK; Ehmedê Xanî’nin türbesinin bugün Doğubeyazıt’ta hala ziyaretçi akınına uğradığı ve yöre halkının da sahip çıktığı büyük bir ilmi şahsiyet olduğunu ifade etti. Yine Adak, En önemli eseri olan “ Mem u Zîn”de kürtlerde aşk kavramının yer edindiğinin bir ispatı olarak yazıldığını ve bununla beraber arapça eğitim görülen şark medreselerine ilk defa kürtçe “Nubihara pıçukan” ile “aqîda Îmanê” eserlerini ders kitabı olarak Xanî’nin yerleştirdiğini belirtti. Ehmedê Xanî’nin  “Mem u Zin” eseri vefatından 30 yıl gibi kısa bir süre sonra Ahmet Faik Bey tarafından Kürtçeden Türkçeye çevrilmiştir. 

ADAK ayrıca, güçlü bir edebiyatın oluşması için; güçlü bir iktidarın ve güçlü bir eğitim sistemiyle ve böyle bir ortamda edebiyatçıların da gayretleriyle ortaya çıkacağının vurgusunda bulundu. Hayatları anlatılan bu üç zatın da edebi eserlerini, Kürt beyliklerinin hâkim olduğu ve destek verdiği bir dönemde ortaya çıkardıklarını belirtti.

Panelin son kısmı soru-cevap şeklinde geçti. Katılımcıların bu çalışmaların devamının gelmesi yönündeki talepler de dikkat çekti.



BU HABERE YORUM YAPIN!
Yorumunuz site yöneticileri tarafından onaylandıktan sonra bu alanda görünecektir.

BU HABERE YAPILMIŞ YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır. İlk yorumu siz yapın.

KUR'AN-I KERİM

NAMAZ VAKİTLERİ

FACEBOOK'TA RİSALEANTEP