NurPlast

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Zalimler İçin Yaşasın Cehennem

Motiur Rahman Nizami için bir ses duyamadık. Niye? Çünkü idam edilen bir Müslüman ve bir alim.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Yerli ve Milli irade programı'nda konuştu. Erdoğan,Bangladeş'te Motiur Rahman Nizami'nin idamından duyduğu derin üzüntüyü Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin "Zalimler için yaşasın cehennem" sözü ile dile getirdi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Bangladeş'te Motiur Rahman Nizami'nin idamından duyduğum derin üzüntüyü sizlerle paylaşmak istiyorum. Dakka büyükelçisini geri çağırdık. Zalimler için yaşasın cehennem.

Mazlumların hakkını savunmazsak bu millet bize hakkını helal etmez. Terör örgütüne karşı tavizsiz bir mücadele yürütüyoruz. Suriye'deki Irak'taki Türkistan'daki kardeşlerimizin yanında yer alıyoruz. Hiç geri adım atmadan dünya 5'ten büyüktür diyoruz. BM Güvenlik Konseyi'nin 5 üyesine 195 ülkenin kaderi terk edilemez.

MÜSLÜMAN OLDUĞU İÇİN KİMSENİN SESİ ÇIKMADI

Motiur Rahman Nizami için bir ses duyamadık. Niye? Çünkü idam edilen bir Müslüman ve bir alim.

AB'nin tavrını görüyorsunuz. Terörle mücadelede tavrınızı yumuşatmalıymışız. Ne zamandır Türkiye'yi idare etmeye başladınız. Kim size bu yetkiyi verdi? Bunlar nasıl demokrat? Eğer Ab Türkiye yerine terör örgütünü muhattap alacak kadar küçülmeye razıysa bizim açımızdan hiçbir sorun yok.

DAİŞ kendilerine eylem yaptığında dünyayı ayağa kaldıranlar, Türkiye'yi aynı örgütle mücadelesinde yalnız bıraktılar.

KENDİ ÜLKELERİNDE EYLEM YAPILDIĞINDA DÜNYAYI AYAĞA KALDIRANLAR...

Biz iki tane gülücüğünüze bu vatanın değerlerini değişmeyiz. Bize milletimizin gülücüğü yeter. Biz 35 yıldır terörle mücadele eden bir ülke olarak bu meselenin üzerinden geliriz ama Avrupa ülkeleri bu işin altından kalkamaz. DAİŞ kendi ülkelerinde eylem yaptığında dünyayı ayağa kaldıranlar Türkiye'yi yapayalnız bırakmıştır.

Kilis şehrimize neredeyde her gün roket saldırısı yapılıyor, DAİŞ'in saldırıların 130'u aşkın vatandaş ve güvenlik görevlimizi kaybettik. DAİŞ'in Suriye'deki 3 bin mevzisini vurduk, bin 300 mevzisini yok ettik. 2011'den beri 3 bin 500 kişiyi sınır dışı ettik. Terör örgütleriyle böyle bir mücadele yürüten ülkeye "Bu işten vazgeç, terör tavrını yumuşat demek terörün yanında yer almaktan başka bir şey değildir.

Gereken adımları tek başımıza atmaktan çekinmeyeceğiz, gerekirse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Kilis meselesi DAİŞ konusunda mücadelede içtenliği gösterecek bir turnusol kağıdı vazifesi görecektir. Kilis'i Halep'i umursamayanı biz de umursamama hakkına sahibiz.

YENİ TÜRKİYE'Yİ AVRUPALI DOSTLARIMIZLA ÇİZMEKTEN YANAYIZ

Shengen, vize biz bu işleri bitirdir. İmzalarını attık. Şimdi çıktılar 72 madde öne sürdüler sonra da terörü araya sıkıştırdılar. Güney Amerika'dakilere sen böyle bir şey uyguluyor musun? Bunların sebebini ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Kimse başka bir şey anlatmasın. Önümüzdeki dönemde ya Avrupa Birliği ile ilişkileri nihayete kavuşturacağız ya da kendimize yeni bir yol çizeceğiz. Bizim tercihimiz yeni Türkiye'yi Avrupalı dostlarımızla çizmekten yana. sabah

"ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM SÖZÜ" NE ZAMAN SÖYLENDİ?

Bediüzzaman Said Nursi, Osmanlı Devleti bünyesinde savaş dönemlerinde hizmet veren, olağanüstü yetkilerle donatılmış Divan-ı Harb-i Örfî mahkemesinde yargılanır.

31 Mart 1909 ayaklanması esnasında Üstad Bediüzzaman, yayınladığı makaleler ve askerlere yaptığı konuşmalarla yatıştırıcı bir rol oynamıştı. Ancak olaya karıştığı iddia edilerek tutuklandı ve İstanbul’da bulunan Divan-ı Harb-i Örfî’de, idam talebiyle yargılandı. Daha sonra “İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi veya Divan-ı Harb-i Örfî” adıyla neşredilen savunmasının ardından beraat etti.

Bu hadiseye ismi karışan on beş kadar hoca idam edilmişti. Bediüzzaman Said Nursi, onlar mahkeme binasının bahçesinde asılı durdukları ve kendisi de pencereden onları gördüğü bir halde muhakeme olundu. Mahkeme başkanı Hurşid Paşa’nın “Sen de şeriat istemişsin?” sorusuna Üstad Bediüzzaman şu cevabı verdi:
“Şeriatın bir hakikatine, bin ruhum olsa feda etmeye hazırım. Zira şeriat, sebeb-i saadet ve adalet-i mahz ve fazilettir. Fakat, ihtilâlcilerin isteyişi gibi değil!”

Üstad Bediüzzaman’ın divan-ı harpteki bu kahramanca müdafaası, o zaman iki defa tab edilip neşredilmişti. O dehşetli mahkemeden idamını beklerken beraat etmiş ve mahkemeye teşekkür etmeyerek, yolda Bayezid’den Sultanahmed’e kadar, arkasında kalabalık bir halk kitlesi mevcut olduğu halde, “Zalimler için yaşasın Cehennem! Zalimler için yaşasın Cehennem!” nidâlarıyla ilerledi.



BU HABERE YORUM YAPIN!
Yorumunuz site yöneticileri tarafından onaylandıktan sonra bu alanda görünecektir.

BU HABERE YAPILMIŞ YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır. İlk yorumu siz yapın.

KUR'AN-I KERİM

NAMAZ VAKİTLERİ

FACEBOOK'TA RİSALEANTEP